Büyük hayırsever Paraskeva Nicolaou 1858 yılında , doğduğu Varna şehrine "hastaların, yetimlerin, yaşlıların muayenesi için" 25 000 gümüş ruble bağışlar. Hayırsever jesti sayesinde yıllar sonra Bulgaristan'da bağışlar sayesinde ilk hastane kurulur. Bugün denize bakan muhteşem binası, Balkanlar'da sayıları çok az olan Tıp Tarihi Müzesi'ne ev sahipliği yapar.
Bulgaristan topraklarında tarih öncesi dönemden günümüze kadar şifa uygulamalarının öyküsünü anlatıp koruyan bir müze yaratma fikri, hastanenin yüzüncü yıl dönümüne rastlar. Müze 1985 yılında kapılarını açar ve kısa sürede aletler, eşya, belgeler ve arkeolojik bulgular toplar.
Tıp Tarihi Müzesi, Varna Gölü bölgesinde keşfedilen mezarlıktan bir paleoantropolojik /fosil ve iskeletleri kullanarak insanların geçmişini anlamaya/anlatmaya çalışan bilim dalı/ koleksiyona sahiptir. Eski insanın sağlığı ve hastalıkları konusunda bilgiler, çeşitli cenaze türleri ve kemik kalıntıları elde edildi. Örneğin kemik tüberkülozu belirtileriyle deforme olmuş genç bir adamın kafatası bulundu. Antik çağından 60 iskeletli toplu bir mezar bulundu.
Varna Tıp Üniversitesi'nden Doç. Klara Dokova anlatıyor:
"İskeletlerin çoğunda kafatasının yapay deformasyonları gözlendi, bu demek ki doğumundan sonra, kafalarını uzatmak için özel şeritler ile sıkılmış. Bu Mısır firavunları için tipiktir, ancak Proto-Bulgarlarda da rastlanır. Bu toplu mezara gömülen insanların sıradan olmadığı varsayılır - muhtemelen çok yüksek bir sosyal statüye sahip bir aile üyeleridir. Bir başka ilginç keşif, IX-X. yüzyıldan kalma trepanasyon yapılmış bir kafatasıdır./Yunanca kökenli olan trepanasyon kelimesi “delgi” anlamına geliyor/. Bu tür kasıtlı müdahaleler, ruhsal hastalıklarda iyileşme amacıyla yapılırmış. Ve bunlar o uzak zamanlarda bu tür cerrahi yöntemin uygulandığını gösteriyor.”
Müzede , halk tıbbının kökenleri, tıbbi pratikler, büyücülere inanaışlar, rahipler ve sıradan insanlar tarafından kullanılan şifalı otlar ve doğal yöntemlerı ışık tutan bir sergi yer almaktadır.
Doç. Klara Dokova devam ediyor: "Koleksiyon, Ortaçağ ve Rönesans dönemini kapsayan kilise ve manastırlarda uygulanan tıbbi pratikleri gösteriyor.Vitrinlerde Az. Marina, Az. Anna’nın ikonları yer alıyor. Ayrıca keşiş, şifacı ve Bulgar halkının himayecisi olan Az.İvan Rilski’ye de yeteri kadar yer ayırılmıştır. Büyü yapmak için kullanılan eşyalar da var. Ziyaretçiler ayrıca hastalıkların tedavisinde bitkilerin rolü hakkında bilgi alabilir.Günümüzde de popüler olan homeopatinin yüz yıl önce topraklarımızda iyi bilinen bir uygulama olduğunu kanıtlayan 19. yüzyılın başlarından bir homeopatik set de görülebilir.”
Ayrı bir salonda zamanımıza daha yakın objeler yer alıyor. Farklıaletler, araç ve gereçler, jinekolojik muayene koltuğu, diş hekimi koltuğu, geçen yüzyılın 50'li yıllarından röntgen, 19. yüzyılın sonlarından restore edilmiş bir eczane ve ülkemizde cerrahinin kurucusu olan 20. yüzyılın başından doktor Paraskev Stoyanov’un bürosu görülebilir.
Rahip Lyubomir Bratoev, Berlin’deki Bulgar Ortodoks Kilisesi topluluğunun kuruluşunda yer aldı. Doğu Almanya’nın başkentine 1980’li yılların sonunda doktora eğitimi için geldi. Yurtdışında tipik bir Ortodoks Hıristiyan gibi gidebileceği bir kilise..
Vasil Levski , Bulgaristan’ın Osmanlı İmparatorluğu’ndan kurtuluşu için mücadele eden bir Bulgar devrimci ve milli kahramanıdır. Dahili İhtilal Örgütü’nün “fikir babası”, kurucusu ve örgütleyicisi olması sebebiyle minnettar Bulgar halkı onu Özgürlük..
Temizliği neredeyse bir iman meselesi haline getiren İslâm dini, Allah'a iyi bir kul olmanın temiz bir Müslüman olmaktan geçtiğini öğrenmiştir. Günlük temizliğe, elleri yıkamaya, dişleri temizlemeye, elbiseleri temiz tutmaya önem veren İslâm, belirli..
Rahip Lyubomir Bratoev, Berlin’deki Bulgar Ortodoks Kilisesi topluluğunun kuruluşunda yer aldı. Doğu Almanya’nın başkentine 1980’li yılların sonunda..