Stres, eziklik, aşırı gerginlik gibi durumlara düşenler, kendini sık sık panzehir olarak gördüğü yemeğe veriyorlar. Ama tüketilen yiyecekler tatlı olduğu kadar zararlı da olabiliyor. Ayrıca bu yoldan sağlanıp çok kısa süren mutluluk duygusu, aynadaki simamızı genişletmekten öte beraberinde hastalıklı bağımlılıklar da getiriyor.
Ülkemizde insanların yüzde 60’ı kadarında kilo fazlalığı var. Son 40 yılda kilo fazlalığı bulunanların sayısı üçe katlandı.
Bu veriler 4 Mart Obezite ile Mücadele Günü münasebeti ile endokrinolog prof. Zdravko Kamenov tarafından açıklandı.
Prof. Kamenov, Bulgaristan’ın obezite konusunda Avrupa’da ve dünya çapında izlenen eğilimlerin önünde gittiğine vurgu yaptı. Kilo fazlalığının en yaygın olduğu ülkeler arasında ülkemiz 5. sırada, Çekya, Yunanistan, İsrail, Malta ve İngiltere’nin ardından yer alıyor.
Kilo problemlerine yol açan esas neden ise bilindiği üzere yüksek kalorili ürünlerin bol miktarda tüketilmesi ve yetersiz fiziksel aktivite olmakta. Oysa insanları abur cubur yemeye iten şey, duygusal ve ruhsal sıkıntılar olabilir.
“Depresyon yaşayan kişiler fazla yedikleri için genelde kilo alır. Özellikle tatlı olmak üzere yiyecekler onların içinde bulundukları durumu az da olsa iyileştirir, diyor prof. Kamenov ve şunu da ekliyor: Öte yandan obez kişiler, toplum tarafından damgalandığı için daha sık depresyona girer. Yani kilo fazlalığı ve depresyon birbirini tetikliyor. Oysa kilo vermek sonucu oluşan özgüven ve iyimserlik, kişinin ruh halini iyi yönde etkiliyor”.
Obezite vücut fonksiyonlarını zedelediği, organ ve sistemleri olumsuz yönde etkilediği için 1948 yılından bu yana hastalık ilan edilmiştir. Kilolu kişiler, şeker hastalığı, kalp damar, karaciğer bozuklukları, üreme sorunları ve kanser gibi diğer 200 kadar hastalığa yatkın durumdadır. Kilo alımı estetik sorun olmaktan öte sağlıkla oynanan kumar olduğu için bu durumdan muzdarip kişiler hemen önlem almalı.
“Bir insanın hemen yapabileceği bir şey var – fiziksel aktivitesini artırmak. Fakat hemen ağır fitness serilerine başlamamak gerekir, çünkü kalp sorunları olanlarda yüklenmenin olumsuz sonuçları olabilir. Günde 10 bin adım gibi yürüyüş, yüzme, ağır olmayan antremanlar tercih edilmeli. Yemeğe gelince akşam yemeğinin miktarını yarıya indirmek, yemek saatini yatmaktan 3 saat öncesine çekmek ve yemekten sonra biraz hareket etmeninin yolunu bulmak lazım” diyen endokrinoloji uzmanı yemeğin mutluluğun yerini doldurabileceğini düşünmemek gerektiğini mideye düşkün olmak yerine kendimizi bir hobiye vermek veya spor yapmayı tercih etmek gerektiğini öne sürdü.
Çeviri : Tanya Blagova
Tarihçi, araştırmacı yazar, akademisyen, Bulgaristan’da Türk toplumunun önemli aydınlarından, Bulgaristan’da ilk “profesör” unvanını alan Türk olan Cengiz Hakov hakkın rahmetine kavuşmuştur. Sofya’da yaşayan Hakov, ülkedeki Türk camiasının kanaat..
Ülke genelinde Yeni 2025 yılının ilk günü farklı ekinliklerle kutlanıyor. Yıl boyunca hiç hastalanmadıklarını ve kendilerini enerjik hissettiklerini paylaşan Varna 'dan karate ve yoga antrenörü Emil Zlatev'in kulübünden 20'den..
Bulgaristan Radyosu’nun sevgili dostları, Yeni 2025 yılınız kutlu olsun!
Bulgaristan Ulusal Radyosu(BNR) 90. kuruluş yıldönümünü kutlamasından tam bir ay sonra, tarih, tarihi yazan bizlerle diyaloğunu sürdürüyor. BNR’de 25..